Tüm sağlık araçları
Gündem

Acil Servise Ne Zaman Gidilmeli? Acil Servis Nasıl İşler?

Acil servis, hayati risk taşıyan veya gecikmesi sakıncalı durumları önceliklendirerek değerlendiren sağlık birimidir. Yazıda hangi belirtilerde acile gidilmesi gerektiği, 112'nin ne zaman aranacağı, triyaj sistemi, çocuk acil başvuruları ve taburculuk sonrası dikkat edilmesi gerekenler açıklanır.

Acil Servise Ne Zaman Gidilmeli? Acil Servis Nasıl İşler?

Kısaca

  • Acil servise başvurmanın temel ölçütü, şikâyetin rahatsızlık düzeyinden çok gecikmenin ciddi zarar oluşturup oluşturamayacağıdır.
  • Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç kaybı, yüzde kayma veya tek taraflı güçsüzlük, durmayan kanama, nöbet ve ağır alerjik reaksiyon acil değerlendirme gerektirebilir.
  • Acil serviste muayene sırası geliş saatine göre değil, triyajla belirlenen tıbbi önceliğe göre ilerler ve bekleme sırasında kötüleşme olursa öncelik değişebilir.
  • Bilinç kapalıysa, solunum ciddi bozulduysa, ağır kanama veya travma varsa ya da güvenli taşıma mümkün değilse kendi aracıyla gitmek yerine 112 aranmalıdır.
İçindekiler
  1. Acil servise hemen gidilmesini gerektirebilecek belirtiler
  2. Belirtinin başlangıç biçimi neden önemlidir?
  3. 112 ne zaman aranmalı?
  4. Acil serviste süreç nasıl işler?
  5. Neden benden sonra gelen hasta daha önce muayene edildi?
  6. Ruhsal krizlerde acil yardım ne zaman gerekir?
  7. Hangi durumlar genellikle acil servis yerine başka bir başvuruya uygundur?
  8. Çocuklarda acil servis kararı nasıl verilir?
  9. Çocukta beklemeden yardım alınması gereken işaretler
  10. En yakın acil servis her zaman en uygun seçenek midir?
  11. Nöbetçi hastane ile acil servis aynı şey mi?
  12. Acil servis emergency araması ne anlama gelir?
  13. Acil servise giderken hangi bilgiler hazırlanmalı?
  14. Belirti zaman çizelgesi neden önemlidir?
  15. Tetkik ve gözlem neden herkeste aynı değildir?
  16. Muayeneden sonra eve gönderilmek acil bir durum olmadığı anlamına mı gelir?
  17. Acil servis seçerken temel karar sırası

Acil servise başvurmanın temel ölçütü, şikayetin ne kadar rahatsız edici olduğundan çok gecikmenin ciddi zarar oluşturup oluşturamayacağıdır. Ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç kaybı, yeni gelişen konuşma bozukluğu veya tek taraflı güçsüzlük, durdurulamayan kanama, ağır travma, nöbet, ciddi alerjik reaksiyon, zehirlenme şüphesi ve hızla kötüleşen genel durum acil değerlendirme gerektirebilir. Kişi ayakta duramayacak kadar kötü durumdaysa, güvenli biçimde taşınamıyorsa veya hayati tehlike düşünülüyorsa kendi aracıyla hastaneye gitmek yerine 112 aranmalıdır.

Acil servis, randevusuz çalışan bir poliklinik değildir. Görevi, yaşamı veya organ işlevini tehdit edebilecek durumları hızla ayırt etmek, gerekli ilk müdahaleyi yapmak, hastayı stabilize etmek ve taburculuk, gözlem, yatış ya da başka bir merkeze sevk kararını vermektir. Bu nedenle muayene sırası çoğu zaman geliş sırasına göre değil, tıbbi önceliğe göre belirlenir.

Acil servise hemen gidilmesini gerektirebilecek belirtiler

Tek bir belirti her zaman aynı anlama gelmez. Yaş, gebelik, kullanılan ilaçlar, kronik hastalıklar ve şikayetin ne kadar hızlı geliştiği değerlendirmeyi değiştirir. Yine de bazı durumlarda gecikmeden acil yardım almak daha güvenlidir. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü 112 başvurusu gerektirebilecek durumlar arasında bilinç kaybı, ciddi kan kaybı, göğüs ağrısı, nefes alma güçlüğü, hava yolu tıkanıklığı, nöbet, boğulma, ciddi yaralanma ve zehirlenmeleri sayar.

  • Solunumla ilgili aciller: belirgin nefes alamama, cümle kuramayacak kadar soluksuz kalma, boğulma, dudaklarda veya yüzde morarma, hızla ağırlaşan astım benzeri tablo.
  • Kalp ve dolaşımla ilgili aciller: yeni başlayan veya şiddetli göğüs ağrısı, göğüste baskı ile birlikte nefes darlığı, soğuk terleme, bayılma ya da belirgin halsizlik.
  • Nörolojik aciller: aniden gelişen yüzde kayma, kol veya bacakta güç kaybı, konuşma bozukluğu, yeni bilinç değişikliği, ilk kez gelişen nöbet veya nöbet sonrası düzelmeme.
  • Kanama ve travma: baskıya rağmen durmayan kanama, ciddi trafik kazası, yüksekten düşme, kafa veya boyun travması, belirgin şekil bozukluğu olan kırık şüphesi, uzvun dolaşımını etkileyen yaralanma.
  • Alerji ve zehirlenme: dil veya boğazda şişme, nefes almayı etkileyen alerjik reaksiyon, ilaç veya kimyasal madde zehirlenmesi şüphesi, bilinmeyen madde yutma.
  • Şiddetli ve hızlı kötüleşen tablolar: dayanılmaz veya aniden başlayan ağrı, sürekli kusma ile belirgin sıvı kaybı, ağır enfeksiyon bulguları, olağandışı uyku hali veya kişinin çevreye yanıtının azalması.
  • Gebelikle ilgili aciller: gebelikte şiddetli karın ağrısı, yoğun vajinal kanama, bayılma, ciddi nefes darlığı veya anne adayının genel durumunda belirgin bozulma.

Belirtinin başlangıç biçimi neden önemlidir?

Acil değerlendirmede yalnızca ağrının veya rahatsızlığın şiddeti değil, ne kadar hızlı ortaya çıktığı da önemlidir. Dakikalar içinde başlayan yeni bir nörolojik kayıp, aniden ortaya çıkan çok şiddetli baş ağrısı, daha önce olmayan göğüs baskısı veya hızla artan nefes darlığı, günlerdir benzer düzeyde süren bir yakınmadan farklı değerlendirilir. Ani başlangıç bazı kalp, damar, beyin, akciğer veya iç kanama tablolarında zamanın önemli olabileceğini düşündürür.

Buna karşılık düşük şiddette başlamış bir belirti de giderek kötüleşiyorsa önem kazanabilir. Karın ağrısının saatler içinde belirgin artması, kusma nedeniyle sıvı alınamaması, enfeksiyon sırasında kişinin giderek dalgınlaşması veya düşme sonrasında yeni bilinç değişikliği gelişmesi yeniden değerlendirme gerektirir. Özellikle ileri yaş, gebelik, kan sulandırıcı kullanımı, bağışıklık sistemini baskılayan tedavi veya ciddi kronik hastalık varlığında eşik daha düşük tutulabilir. Bu faktörler tek başına acil tanı koydurmaz, ancak sağlık ekibine mutlaka söylenmelidir.

112 ne zaman aranmalı?

Acil servise kendi imkanlarıyla ulaşmak ile ambulans çağırmak aynı karar değildir. Kişinin bilinci kapalıysa, solunumu ciddi biçimde bozulduysa, ağır kanaması varsa, felç düşündüren ani bulgular geliştiyse, ciddi travma yaşadıysa veya güvenli taşıma mümkün değilse 112 daha uygun seçenektir. Ambulans ekibi olay yerinde ilk değerlendirme ve gerekli müdahaleyi başlatabilir. Çağrı sırasında açık adres, hastanın yaşı, bilinci, solunumu, kanaması, göğüs ağrısı olup olmadığı ve olayın nasıl geliştiği gibi bilgiler istenebilir.

Hayati risk olasılığı olan bir kişiyi yalnız bırakmak, kendi başına araç kullanmasına izin vermek veya yalnızca internetten hastane aramak zaman kaybettirebilir. Özellikle bilinç bozukluğu, ciddi nefes darlığı ve ağır travma durumunda profesyonel nakil önemlidir. Kişinin durumu çağrıdan sonra değişirse bunu 112 görevlilerine bildirmek gerekir.

Acil serviste süreç nasıl işler?

Bir hastane acil servis birimine ayaktan başvurulduğunda ilk adım genellikle kayıt ve triyajdır. Triyaj, hastaya kesin tanı koymak için değil, hangi hastanın daha önce değerlendirilmesi gerektiğini belirlemek için yapılan hızlı klinik önceliklendirmedir. Sağlık personeli başvuru nedenini, bilinç durumunu, solunumu, dolaşımı ve gerektiğinde yaşamsal bulguları değerlendirir.

Türkiye'deki birçok acil serviste kırmızı, sarı ve yeşil alan yaklaşımı kullanılır. Kırmızı alan yaşamı tehdit eden ve derhal müdahale gerektiren durumlar içindir. Sarı alan acil değerlendirme gerektiren ancak o anda resüsitasyon düzeyinde olmayan hastaları kapsar. Yeşil alan ise genel olarak daha stabil ve düşük aciliyetli başvurular için kullanılır. Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil işleyişini kayıt ve triyaj, tıbbi değerlendirme, gerekli tetkik ve müdahaleler, ardından taburculuk, gözlem, yatış veya sevk kararı olarak açıklar.

Hastane acil servisinde triyaj bankosu ile kırmızı sarı ve yeşil değerlendirme alanlarını gösteren sade bir iç mekan sahnesi

Triyajdan sonra hekim muayenesi yapılır. Şikayete göre kan tetkikleri, elektrokardiyografi, röntgen, ultrasonografi veya bilgisayarlı tomografi gibi incelemeler istenebilir. Her hastaya aynı tetkiklerin yapılması gerekmez. Acil hekimi önce tehlikeli olabilecek nedenleri dışlamaya ve hastanın o anda güvenli olup olmadığını belirlemeye çalışır. Gerekirse ilgili branştan konsültasyon ister.

Değerlendirme sonunda hasta evde takip önerileriyle taburcu edilebilir, bir süre müşahede altında tutulabilir, servise veya yoğun bakıma yatırılabilir ya da daha ileri imkan bulunan başka bir sağlık kuruluşuna sevk edilebilir. Acil servisin amacı her kronik sorunun tüm ayrıntılarını aynı gün çözmek değil, gecikmesi sakıncalı durumları belirlemek ve gerekli ilk tedaviyi sağlamaktır.

Neden benden sonra gelen hasta daha önce muayene edildi?

Bu durum acil servislerde sık karşılaşılan bir sorudur. Muayene sırasının yalnızca kayıt saatine göre ilerlememesi normaldir. Örneğin hafif boğaz ağrısıyla bekleyen bir hastadan sonra gelen ancak göğüs ağrısı ve tansiyon düşüklüğü bulunan kişi daha yüksek öncelikle değerlendirilebilir. Benzer şekilde ambulansla getirilen kritik hasta doğrudan müdahale alanına alınabilir.

Bekleme süresi, acil servisin yoğunluğu kadar aynı anda başvuran hastaların klinik ağırlığından da etkilenir. Yeşil alanda bekleyen bir hastanın bekleme süresinin uzaması, mutlaka unutulduğu anlamına gelmez. Ancak beklerken yeni nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma, bilinç değişikliği, hızla artan ağrı veya başka belirgin kötüleşme gelişirse triyaj görevlisine hemen haber verilmelidir. Triyaj tek seferlik ve değişmez bir karar değildir, klinik durum değişirse öncelik de değişebilir.

Bekleme sırasında sağlık personelinin daha önce sorulan bilgileri yeniden istemesi olağandır. Şikayetin seyri değişmiş olabilir ve yeni ölçümler önceki değerlendirmeyi etkileyebilir. Hastanın ağrısı belirgin arttıysa, yeni kusma başladıysa, bilinci dalgalanıyorsa, nefesi zorlaşıyorsa veya yeni bir güçsüzlük geliştiyse bunu sıranın gelmesini beklemeden bildirmek gerekir. Buna karşılık yalnızca bekleme süresinin uzaması, tıbbi önceliğin otomatik olarak değiştiği anlamına gelmez.

Ruhsal krizlerde acil yardım ne zaman gerekir?

Acil servis yalnızca fiziksel yaralanmalar için kullanılmaz. Kişinin kendisine veya başkasına zarar verme riski taşıdığı, gerçeklikle bağının belirgin biçimde bozulduğu, ağır ajitasyon yaşadığı, bilinç durumunun değiştiği veya ilaç ve madde alımıyla ilişkili zehirlenme şüphesinin bulunduğu ruhsal krizler de acil değerlendirme gerektirebilir. Böyle bir durumda güvenliği sağlamak önceliklidir.

Kişiyi zorla araca bindirmeye çalışmak, tehlikeli bir ortamda tek başına müdahale etmek veya saldırganlığın arttığı durumda fiziksel çatışmaya girmek güvenli olmayabilir. Yakın ve ciddi zarar riski varsa 112 aranmalı ve durum açık biçimde anlatılmalıdır. Acil ekip, fiziksel nedenleri ve zehirlenme olasılığını da değerlendirerek gereken tıbbi ve psikiyatrik yönlendirmeyi planlar.

Hangi durumlar genellikle acil servis yerine başka bir başvuruya uygundur?

Uzun süredir değişmeden devam eden hafif yakınmalar, rutin ilaç yenileme, kronik hastalık kontrolü, check up isteği, rapor veya planlı tetkik ihtiyacı çoğu zaman aile hekimi ya da ilgili poliklinikte daha uygun biçimde ele alınır. Çünkü bu başvurular ayrıntılı takip, önceki tetkiklerle karşılaştırma ve planlı değerlendirme gerektirir.

Buradaki önemli ayrım şudur: kronik bir hastalığın varlığı acil başvuruyu gereksiz yapmaz. Kronik hastalığı olan bir kişide ani ve alışılmadık kötüleşme, örneğin KOAH hastasında belirgin solunum sıkıntısı, diyabetli kişide bilinç değişikliği veya kalp hastasında yeni göğüs ağrısı ortaya çıkarsa acil değerlendirme gerekebilir. Aynı şekilde daha önce yaşanmış bir migrene benzeyen baş ağrısı ile hayatın en şiddetli ve aniden başlayan baş ağrısı aynı şekilde değerlendirilmez.

Çocuklarda acil servis kararı nasıl verilir?

Çocuklarda belirtiler yaşa göre farklı görünebilir ve özellikle bebeklerde genel durum değişikliği yetişkinlere göre daha önemli bir ipucu olabilir. çocuk acil servis başvurusu düşünülürken yalnızca ateş değerine değil, solunum, bilinç, beslenme, sıvı alımı, idrar miktarı, cilt rengi ve çocuğun alışılmış davranışından sapmaya da bakılır.

NHS bebek ve küçük çocuklarda ciddi solunum güçlüğü, mavi veya gri renk değişikliği, uyanmakta güçlük, nöbet, baskıyla solmayan döküntü, belirgin sıvı kaybı bulguları ve üç aydan küçük bebekte 38°C veya üzeri ateş gibi durumlarda acil tıbbi değerlendirme önerir. Çocuğun yaşına göre değerlendirme değişebileceği için özellikle küçük bebeklerde şüphe durumunda daha erken profesyonel görüş almak güvenlidir.

Çocukta beklemeden yardım alınması gereken işaretler

  • Nefes alırken göğüs kafesinde belirgin çekilme, morarma, solunumun duraklaması veya çocuğun konuşamayacak ya da beslenemeyecek kadar nefessiz kalması.
  • Uyandırmakta güçlük, çevreye normal yanıt vermeme, ani gevşeklik veya bilinç kaybı.
  • İlk nöbet, uzayan nöbet veya nöbet sonrasında çocuğun beklenen şekilde toparlanmaması.
  • Ciddi susuzluk düşündüren çok az idrar, sürekli kusma, belirgin halsizlik ve sıvı alamama.
  • Ciddi yaralanma, zehirlenme şüphesi, düğme pil veya tehlikeli bir madde yutma ihtimali.
  • Ateşle birlikte belirgin solunum sıkıntısı, morarma, bilinç değişikliği veya baskıyla solmayan döküntü.

Sadece ateşin varlığı her çocukta aynı aciliyet düzeyini oluşturmaz. Çocuğun yaşı, genel görünümü, eşlik eden belirtileri ve ateşin altında yatan olası neden birlikte değerlendirilir. Ebeveynin çocuğun alışılmış halinden belirgin biçimde farklı olduğunu fark etmesi de önemli bir bilgidir.

En yakın acil servis her zaman en uygun seçenek midir?

Haritada en yakın acil servis aramak, durumu stabil ve kendi imkanlarıyla güvenli biçimde ulaşabilecek kişiler için pratik olabilir. Fakat hayati tehlike şüphesinde kilometre hesabı yapmak yerine 112 aranması daha doğru olabilir. Bazı durumlarda hastanın çocuk acil, travma, inme, kalp, kadın doğum veya yoğun bakım gibi belirli imkanlara ihtiyaç duyma ihtimali vardır. Acil sağlık sistemi, hastanın klinik durumuna göre uygun merkeze yönlendirme ve gerektiğinde kurumlar arası sevk süreçlerini organize edebilir.

Kendi imkanlarıyla başvuran bir kişi için de en yakın hastanenin tüm uzmanlıkları aynı düzeyde sunması gerekmez. Acil servis ilk değerlendirme ve stabilizasyonu yapar, kendi imkanları yetersizse uygun merkeze sevk planlanabilir. Bu nedenle ciddi durumda yalnızca hastanenin yakınlığına değil, güvenli ulaşım biçimine de odaklanmak gerekir.

Nöbetçi hastane ile acil servis aynı şey mi?

Nöbetçi hastane ifadesi günlük dilde gece veya tatil günlerinde hizmet veren hastaneyi anlatmak için kullanılabilir, ancak acil servislerin temel özelliği zaten günün her saatinde acil sağlık hizmeti sunmalarıdır. Bu ifade, her şehirde tüm branşların aynı hastanede nöbet tuttuğu anlamına gelmez. Özellikle belirli uzmanlıklar, çocuk hastalar veya ileri girişim gerektiren durumlar için hastanelerin kapasitesi farklı olabilir.

Hayati tehlike varsa hangi hastanenin nöbetçi olduğunu araştırarak zaman kaybetmek yerine 112 ile iletişim kurmak daha güvenlidir. Durumu stabil olan kişiler ise hastanenin resmi sayfasından acil biriminin ve ihtiyaç duyulan özel bir hizmetin bulunup bulunmadığını kontrol edebilir. Bir branşın poliklinik nöbeti ile acil servisin 24 saat açık olması aynı kavram değildir.

Acil servis emergency araması ne anlama gelir?

Yabancı dilde harita, seyahat uygulaması veya sağlık sayfası kullanan kişiler acil servis emergency gibi bir arama yapabilir. İngilizcede hastane acili için "emergency department" veya "emergency room" ifadeleri yaygındır, bazı ülkelerde "A&E" kısaltması da kullanılır. Türkiye'de ise aranan birim genellikle "acil servis" olarak adlandırılır.

Yurt dışında acil yardım numarası ve sağlık sistemi farklı olabileceği için yalnızca çeviriye güvenmemek gerekir. Türkiye'de hayati tehlike oluşturan sağlık acilleri için 112 aranır. Seyahatte bulunan kişinin gittiği ülkenin resmi acil çağrı bilgisini önceden öğrenmesi yararlıdır.

Acil servise giderken hangi bilgiler hazırlanmalı?

Hasta konuşabiliyorsa şikayetin ne zaman başladığını, aniden mi yoksa yavaş mı geliştiğini, kullanılan ilaçları, bilinen alerjileri, kronik hastalıkları ve yakın zamanda yapılan önemli tedavileri sağlık ekibine anlatmalıdır. Özellikle kan sulandırıcı kullanımı, gebelik ihtimali, ciddi alerji öyküsü ve bağışıklığı etkileyen hastalık veya ilaçlar klinik değerlendirmeyi değiştirebilir.

Mümkünse kimlik bilgisi, düzenli kullanılan ilaçların listesi ve önemli tıbbi belgeler hazır bulundurulabilir. Ancak kritik durumda belge aramak için tıbbi yardım geciktirilmemelidir. Zehirlenme veya yanlış ilaç alımı şüphesinde ürünün adı, ambalajı ve yaklaşık ne zaman ne kadar alındığı biliniyorsa sağlık ekibine söylenmesi yararlı olabilir. Bilinmeyen bir maddeyi kusturmaya çalışmak veya rastgele yiyecek içecek vermek yerine 112'nin yönlendirmesine uyulmalıdır.

Belirti zaman çizelgesi neden önemlidir?

Sağlık ekibine yalnızca "bugün başladı" demek yerine mümkünse belirtilerin yaklaşık başlangıç saatini ve nasıl değiştiğini anlatmak yararlı olur. Özellikle ani güç kaybı, konuşma bozukluğu, göğüs ağrısı, alerjik reaksiyon, zehirlenme ve travma gibi durumlarda olayın ne zaman başladığı tedavi seçeneklerinin ve izlem planının belirlenmesine katkı sağlar. Kişi kendisi anlatamıyorsa olayı gören yakının verdiği bilgi değerli olabilir.

İlaçların kutularını toplamak için acil yardımı geciktirmek gerekmez. Ancak isimleri biliniyorsa düzenli ilaçlar, son alınan dozlar ve yakın zamanda başlanmış yeni ilaçlar belirtilmelidir. Kan sulandırıcılar, insülin ve diğer diyabet ilaçları, sakinleştirici etkili ilaçlar ile ciddi alerji öyküsü özellikle önem taşıyabilir. Travmada olayın nasıl olduğu, yaklaşık düşme yüksekliği, başa darbe olup olmadığı veya emniyet kemeri kullanımı gibi ayrıntılar da hekimin risk değerlendirmesine yardımcı olabilir.

Tetkik ve gözlem neden herkeste aynı değildir?

Acil serviste yapılan incelemeler standart bir paket halinde uygulanmaz. Aynı şikayetle gelen iki kişiden birine elektrokardiyografi ve kan tetkiki yeterli görülürken diğerinde görüntüleme, seri muayene veya uzun süreli gözlem gerekebilir. Karar; yaş, muayene bulguları, yaşamsal değerler, hastalık öyküsü, travmanın mekanizması ve hekimin değerlendirdiği olası risklere göre verilir.

Bir tetkikin istenmemesi hastanın önemsenmediği anlamına gelmez. Örneğin görüntüleme yöntemleri gereksiz kullanıldığında ek yük ve bazı yöntemlerde radyasyon maruziyeti oluşturabilir. Acil hekimi, elde edilecek sonucun tedavi veya karar sürecini değiştirip değiştirmeyeceğini değerlendirir. Benzer şekilde ilk testlerin normal olması da her olasılığın sonsuza kadar dışlandığı anlamına gelmez. Bazı hastalarda belirtilerin seyri nedeniyle tekrar muayene, kontrol testi veya poliklinik takibi gerekir.

Muayeneden sonra eve gönderilmek acil bir durum olmadığı anlamına mı gelir?

Hayır. Acil servise başvuru o anda ciddi bir olasılığı değerlendirmek için uygun olabilir, fakat muayene ve tetkikler sonrasında hastanın hastanede yatmasını gerektiren bulgu saptanmayabilir. Taburculuk, değerlendirme anındaki klinik durumun evde takip için yeterince stabil olduğu anlamına gelir. Bu karar, belirtilerin bir daha değişmeyeceği garantisi değildir.

Taburculuk sırasında verilen ilaç, kontrol ve yeniden başvuru önerileri bu nedenle önemlidir. Şikayet beklenenden hızlı kötüleşirse, yeni nefes darlığı, bayılma, bilinç değişikliği, durmayan kusma, artan ağrı, yeni güç kaybı veya başka ciddi belirti gelişirse tekrar acil değerlendirme gerekebilir. Hasta hangi bulgularda geri dönmesi gerektiğini anlamadıysa taburcu olmadan önce sağlık ekibine sormalıdır.

Acil servis seçerken temel karar sırası

  1. Önce hayati tehlike olup olmadığını değerlendirin. Bilinç, solunum, ciddi kanama ve ağır travma gibi sorunlar varsa 112'yi arayın.
  2. Kişi stabil ancak gecikmesi sakıncalı bir sorun yaşıyorsa en uygun acil servise güvenli biçimde başvurun.
  3. Belirti uzun süredir aynı düzeydeyse ve kırmızı bayrak yoksa aile hekimi veya ilgili poliklinik seçeneğini değerlendirin.
  4. Bekleme sırasında durum değişirse triyaj birimine hemen haber verin.
  5. Taburculuk sonrası verilen uyarı işaretlerini takip edin ve yeni ciddi bulguda yeniden değerlendirme alın.

Acil servise başvurup başvurmama kararı her zaman uzaktan kesinleştirilemez. Belirti hızla kötüleşiyorsa, kişi güvenli biçimde değerlendirilemiyorsa veya yaşamı tehdit eden bir durumdan şüpheleniliyorsa gecikmemek gerekir. Acil servis, önceliği en ağır hastaya veren bir sistemdir ve işleyişi bu nedenle sıradan poliklinik sırasından farklıdır.

Adım Adım Sağlık Araştırma Ekibi
Yazar
Sağlık Araştırmaları Derleme ve Yayın Ekibi

Adım Adım Sağlık Araştırma Ekibi, sağlık alanında yayımlanan bilimsel araştırmaları, klinik kılavuzları ve resmi kurum raporlarını takip ederek derleyen ve yorumlayan yayın ekibidir. Gündem, cilt ve saç, kas ve eklem sağlığı, dijital sağlık ve sağlık turizmi başlıklarında yazılar hazırlar; araştırma bulgularını kaynaklarını açıkça belirterek herkesin anlayabileceği sade bir dille aktarır. İçerikler; hakemli bilimsel dergilerde yayımlanan çalışmalar ile T.C. Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kurumların yayınları esas alınarak hazırlanır ve yeni bilgiler ortaya çıktıkça güncellenir. Yazılarımız yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır; herhangi bir ürün, ilaç, tedavi yöntemi ya da sağlık kuruluşunun tanıtımını veya reklamını içermez ve hekim muayenesi, teşhis ya da tedavinin yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için mutlaka bir hekime danışın.

Bu yazı faydalı oldu mu?

İlk puanı siz verin.

Teşekkürler! Puanınız kaydedildi; özet bir sonraki yayında güncellenir.

Çok fazla istek gönderildi. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Puan kaydedilemedi. Lütfen tekrar deneyin.

Yorumlar

Teşekkürler! Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacak.

Teşekkürler! Yorumunuz alındı ve kısa süre içinde sayfada görünecek.

Yorum gönderilemedi. Adınızı (en az 2 karakter) ve yorumunuzu (en az 3 karakter) kontrol edip tekrar deneyin.

Güvenlik doğrulaması tamamlanamadı. Lütfen doğrulamayı işaretleyip tekrar gönderin.

Çok sık yorum gönderdiniz. Lütfen birkaç dakika sonra tekrar deneyin.

Bu yazı yeni yorumlara kapalıdır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır. Kişisel sağlık bilgilerinizi paylaşmayın.

İlgili Yazılar

Tümü

Okuma Listem

0

Listeniz boş

Yazılardaki kaydet simgesine dokunarak daha sonra okumak istediklerinizi burada toplayın.